Maundy Thursday

birnamormanindapiknikyapankiz tarafından

418px-Ourhappytimeposter

İntihara eğilimli bir kadın (Moon Yoo-Jung )  ve idama mahkûm edilmiş bir adam(Jung Yoon-Soo)… İkisinin de umudu yeni bir güne başlamamak.

Maundy_Thursday-0006

Maundy_Thursday-0009

Her şey Yoo-Jung’un rahibe olan teyzesinin isteğiyle -idam mahkûmlarından biri onu görmek istediği için- hapishaneyi ziyaret etmesiyle başlar.  Zaman içerisinde Yoo-Jung ve Yoon-Soo birbirlerine hikâyelerini anlatacak, altında ezildikleri geçmişlerini açacaklardır. Anlatılan her sır ile ikisi de hayata ve birbirlerine daha çok bağlanırlar. Ancak gelecek olan son bellidir ve bu mutlak son adım adım yaklaşmaktadır.

maundy-thursday

“-Beni sevdiklerini sanmıştım.Dostlarım ve bebeğimi taşıyan kız… İlk defa insanlara güvenmeyi denemiştim.Tek isteğim, ölmekti.
-Saçmalık. Kızgın değil misin?
-Ölmeyi hakkettiğimi düşündüm. Hiç bir şeyden kuşkulanmıyordum ve hayatım tıpkı bir cehennem gibiydi.Ama ben yaşamak istiyorum.”

Maundy_Thursday-0026

Adsız
“O gün kar savaşı yaptık. Hayatımda bir ilkti. Niçin bu kadar hayata küsmüş olduğumu düşündüm… Ve neden hayatımda daha denemediğim birçok şeyin olduğunu… Bunun yüzünden mi? Bu benim yaşadığım ilk kış mevsimiymiş gibi hissediyorum, belki de son kış olabilir. Birçok şeyi yapmadım ya da bir çok yere gitmedim. iki gün sonra perşembe. Perşembeyi nasıl iple çektiğimi bilemezsiniz. Keşke her gün perşembe olsa. Bu tek isteğim.”

Maundy_Thursday-0020

“Yapabileceğim bir şey var.Bu yüzden buradayım. Af… Affetmek için. Seni, anne… Ölene kadar senden nefret edecektim. Jung Min-suk’tan daha fazla nefret ediyordum senden. Ama şimdi buradayım. Seni affetmek için. Eğer Tanrı varsa, biliyordur ki, şu an kendimi öldürmek seni affetmekten daha kolaydır. Keşke, bu fedakarlığı yapabilseydim de Tanrı da bana mucizesini onun hayatını kurtararak gösterseydi. Anne. Ölme.Bana çektirdiğin acıları boşver. Sadece ölme.”

Maundy_Thursday-0031

Maundy Thursday son zamanlarda izlediğim filmler arasında en etkileyicisiydi.  Oyunculuklar ve hikâyenin akışı yerli yerindeydi. Açıkçası bu filmi izlemek benim için çok yıpratıcı oldu. İzlerken ne kadar ağladığımı bilmiyorum. Final sahnesi gerçekten ağır bir sahneydi.

“Hayatımın tersine döndüğünü düşünmüştüm… Ama sonra, aşkı öğrendim. Rahibe Monica, bana bir melek yolladın.  Yoo-Jeong! Yoo-Jeong! Orada mısın? Beni görüyor musun? Beni duyuyor musun? Yoo-Jeong! Beni sakın unutma. Sen zeki bir kızsın. Benim için yaptıklarından dolayı minnettarım. Seni seviyorum.”

“Doğu denizi’ndeki sular kuruyana kadar…

Paektusan dağı sönene kadar…

Tanrı bizim topraklarımızı koruyacak…

Güzel Kore’mizi…

Sharon gülü, binlerce millik nehir…

İnsanlarımıza bekçilik edecek…

Korkuyorum. Şükran günü şarkısı bile işe yaramıyor. Korkuyorum.”

Reklamlar