Uzun Bir Aradan Sonra

birnamormanindapiknikyapankiz tarafından

-Merhaba!
-Ooo Birnam sen buralara uğrar mıydın?
-Arayı açtık. Söyleyeceklerim bahane olmaktan öteye geçmeyecek ama çok yoğundum ya da değildim bilmiyorum. Sadece kusuruma bakma.
-Hah! Özrün kabahatinden büyük. Neyse, bugün pek bir keyifliyim. Kırk yaş üstü kadınlar gibi dırdır etmeyeceğim. Geç otur şöyle, muhabbet edelim. Çay var, içer misin?
-Olur valla. Şöyle demini almış, sıcacık çay kadar muhabbete giden bir şey yok.
-Ne var ne yok Birnam? Epeydir haber aldığımız yok senden.
-Açıkçası her şey bildiğin gibi. Uyanıyorum, yemek yiyorum, günlük işler ve uyuyorum. Uyanıyorum, yemek yiyorum, günlük işler ve uyuyorum. Uyanıyorum, yemek yiyorum, günlük işler ve uyuyorum. Uyanıyorum, yemek yiyorum, günlük işler ve uyuyorum. Böyle dönüp duruyor sürekli.
-Anlıyorum. Neden geldin peki?
-Özlemiştim. Birkaç defa gelmek istedim buraya. Kapıdan döndüm hep. Taslaklardan geçilmiyor. Aradan zaman geçince birini bile tamamlamak istemedim, yeni başlangıç yapmak daha iyi geldi. Her zaman öyle olmaz mı? Güzel başlangıçlar yapmak, eskisini bir çırpıda atmak istemez miyiz?
-Buradan uzak kaldıkça nevrotik olmuşsun gibi.
-…
-Susma böyle. Madem gelmişsin anlat biraz.
-Anlatacak ne var ki? Filmler mi? Diziler mi? Kitaplar mı? Silindiler gittiler.

Son yazımın üzerinden epey zaman geçtiğinin farkındayım. Bu süre içerisinde pek fazla film, dizi izlememiş olsam da aslında bahsedeceklerim vardı ancak zaman geçince ne olduklarını unuttum. 🙂

wilfred
Wilfred ile başlıyorum. Bu yıl izlediğim ne varsa onların arasında Wilfred tartışmasız olarak izlediğime, ona harcadığım vakte değen dizidir. İyi ki izlemişim. Dizi bitişini geçtiğimiz hafta yaptı. Dizinin dört sezon sürdüğüne bakmayın. Bölümler kısacık. Tam sevdiğim gibi.
Dizinin başrollerinde Elijah Wood ve Jason Gann yer almakta. Burada şöyle bir not düşmekte fayda var. Bahsettiğim Wilfred Amerikan yapımı olan Wilfred. Amerikan yapımından önce Avustralya yapımı çekilmiş. Ancak onu doğru dürüst izleyemedim. Aksan nedeniyle anlamakta zorlandığımı itiraf etmeliyim. Belki odaklanma problemimin olduğu bir zamanda izlemeyi denemişimdir, bilmiyorum. Avustralya yapımında da Wilfred’i canlandıran kişi Jason Gann. Amerikan yapımında arada sırada geçen Wilfred ve Avustralya aksanı muhabbetinin diğer yapıma selam gönderdiğini düşünüyorum. :’)

64563784-07170040
Dizi hakkında çok fazla şey söyleyip dizinin tadını kaçırmak istemiyorum. Dizi Ryan’ın intihar teşebbüsü ve bunun ardından komşusunun köpeğini insan formunda ya da ona benzer şekilde görmesiyle başlıyor. Her bölüm bir alıntıyla başlıyor ve bölüm bununla ilgili oluyor. Örnek olarak ilk bölümü-bölüm ismi Hapiness- verecek olursak;
Sanity and happiness are an impossible combination.-Mark Twain
Uzun lafın kısası Wilfred güzel dizi.

Başka ne izledim? Tabi ya! (Yazar burada alnına vuruyor) Freaks and Geeks var. Dizi eski bir dizi lakin birkaç ay öncesine değin kendisinden haberim yoktu. Gençlik dizisi diye hemen geçip gitmeyin, izlemeye değer bir dizi. Zaten bir sezoncuk. İtiraf edin ismi ilgi çekici değil mi?

140527_CBOX_FreaksGeeks.jpg.CROP.promo-mediumlarge

Oyuncular tanıdığımız, sevdiğimiz insan evlatları. Tanıdığımız oyunculardan biri Jason Segel. How I Met Your Mother’ın Marshall’ı. Diğer oyunculara gelirsek, Seth Rogen var mesela. Seth Rogen’ı seviyoruz değil mi? Seviyoruz, seviyoruz. En azından ben seviyorum. Peki ya James Franco? Milk, 127 hours, Tristan&Isolde, Eat Pray Love, Pineapple Express, This is the End gibi filmlerden hatırlarsınız. Hala mı hatırlayamadınız? Spiderman desem? Harry Osborn? Hatırladınız değil mi? Biliyordum hatırlayacağınızı.

Buraya yazınca fark ettim de James Franco’yu özellikle takip ediyor değildim ancak artık bilinçsizce takip ettiğimi düşünüyorum.:’) Aslında birazcık imreniyorum kendisine. Güzel yüz hattına sahip olması bir yana yetenekli bir oyuncu. Oyunculuğunun yanı sıra yönetiyor ve yazıyor da. Tabi bir de zeki biri. Yazıyı James Franco üzerine bir yazıya çevirmeden iki şeyden daha bahsetmek istiyorum. James Franco, William Faulkner’ın As I Lay Dying (Döşeğimde Ölürken) romanını filme uyarlamıştı. Henüz filmi izlemiş değilim ancak yakın zamanda izlenecekler listemde bekliyor. Listemde bekleyen birkaç şey daha var. James Franco’nun kitapları. Bir hayırsever bana hediye etse çok mutlu olurdum. Yoksa benim Amazon’dan sipariş etmem bir yılı bulur. :’)

Bir sonraki diziye geçmeden önce Freaks and Geeks’te babaya bayıldığımı itiraf edeyim. :’)

-Eskiden sigara içen bir arkadaşım vardı. Şu an ne yapıyor biliyor musun? Öldü! Sigaranın seni havalı mı gösterdiğini düşünüyorsun? O zaman mezarını kazalım da ne kadar havalı göründüğüne bir bakalım.

-Eskiden okuldan kim kaçardı biliyor musun? Jimi Hendrix. Ona ne olduğunu biliyor musun? Öldü! Kendi kusmuğunda boğularak hem de.

Simdi bakışlarımızı Amerika’dan çekip Güney Kore’ye çeviriyoruz. Bu kez dizimiz Bride of the Century. Diziyi Lee Hong Ki için izlediğim doğrudur. Bride_of_the_Century-p1

Hong Ki ile başrol kızımız olan Yang Jin Sung güzel bir uyum yakalamışlardı. Diziden büyük beklentileriniz olmasın. Ancak çıtır çerez niyetine bir şeyler izlemek isterseniz beklentinizi karşılar diye düşünüyorum. Hong ki’nin oyunculuğu beklediğimden iyiydi ancak ne bileyim canlandırdığı karakter için fazla genç duruyor gibiydi sanki. Hayalet abla dizide favorimdi. Ne zaman ortaya çıksa suratımda devasa bir gülümseme ile ayaklarımı toplayıp ekrana kilitlendim. :’) Neyse efenim Bride of the Century hakkında benden bu kadar. :’)

412px-Inspiring_Generation

Inspiring Generation’ı izlemeye başladığım an sevdim. Lakin diziyi bıraktım. :’) Çelişkili bir durum değil mi? Yok, iki dizi birden takip edemediğim için oldu bu. Bride of the Century başlayınca ikisine birden devam edemedim. Bir ara kalanını izleyeceğim ancak sanki o günler pek yakın değil gibi.

Dizinin başında Kim Hyun Joong’un ağzını burnunu dağıttıkları için diziyi sevdiğimi itiraf etmeliyim. :’) Doğrusu bu diziye kadar Kim Hyun Joong’u pek sevmezdim. Fazla “parlak” geliyordu bana. Lakin o abartılı gülüşü olmayınca ve saçı başı sıradan olunca adam olmuş. 🙂

unnamed

Adam olmuş dediysek de o kadar değil. :’) Gerizekalı kız. Hayır. Vücut, vücut olsa bari. Biraz sıska gibi. ^^

Mafyalı vesaireli dönem dizisi izlemek isterseniz Inspiring Generation sizi bekler. Bir de bahsetmeyi düşündüğüm True Detective vardı. Artık o da başka yazıya kalsın. Yakın zamanda görüşmek üzere. 🙂

Reklamlar